Paste your Google Webmaster Tools verification code here
Anasayfa / Görsel Sanatlar / İllüstrasyon / 15+ Çizgisel Vücut İllüstrasyonu ile Zihniniz mi Sizi Kullanıyor? Yoksa Siz mi Onu Kullanıyorsunuz?
15+ Çizgisel Vücut İllüstrasyonu ile Zihniniz mi Sizi Kullanıyor? Yoksa Siz mi Onu Kullanıyorsunuz? Sanatlı Bi Blog 26

15+ Çizgisel Vücut İllüstrasyonu ile Zihniniz mi Sizi Kullanıyor? Yoksa Siz mi Onu Kullanıyorsunuz?

İrlandalı sanatçı Nester Formentera bir kalem sanatçısı ve illüstratör. Kalem kullanarak insan vücudunun hatlarını çizmeyi seven illüstrasyon sanatçısı Nester Formentera, Filipinler doğumlu. Özellikle siyah çizgiler kullanarak insani vücut hatlarını betimlemeyi seven sanatçı kaotik yapıya basit bakış açıları getiriyor.

Ego bize ne yapar?

Zihnin tanımlama unsurlarını basit siyah çizgiler ile betimleyen sanatçı beynin hiçbir zaman anlamsız kalmak istemeyeceğine de vurgu yapıyor. Kaotik ortam içerisinde çevresel şartları ele alan egonun yarattığı geçmiş ve gelecek illüzyonuna bağlı olarak gördüğü, duyduğu, tattığı, kokladığı ve dokunduğu maddelere bir kimlik yükleme işlevi ile siyah çizgiler birer anlam kazanıyor diyebiliriz.

Ölüm Nedir? Ego bunu nasıl tanımlar?

Özellikle karmaşa içerisinde bunu bir stres unsuru olarak algılayan egonun bilme arzusu ile harekete geçtiği yadsınamaz. Sadece oluşu olduğu gibi kabul etmekte zorlanan zihin ölüm korkusu ile yaşadığı zaman yapay çizgiler üzerine kurduğu hayali gerçeklik ile olan gerçekliği karıştırma eğiliminde çoğu zaman. Ölüm korkusu madde ve bedene verilen anlamın yok oluş olarak algılanması ile başlayan bu kısır döngüde ölüm sadece maddesel var olmama hali midir?

Ya da egonun varlığını tehtit eden unsurlarla beraber yaşamaya alışmasına son vermek de bir ölüm değil midir? Evet, ego ölmekten korkar ve algısal gerçeklik ile yaratılan bir yok oluş irdeleme süreci başlar. Şöyle diyelim: ölüm korkusunun ardında yatan en büyük unsur egonun varlığını her zaman sürdürmek istemesidir. Zihnini kullanmayı unutanlar için ego geçmiş ve geleceği öne sürerek haklı çıkma süreci başlatır. Ve çoğunlukla da haklılığını kurduğu zihinsel hikayeler ile sürdürür. Bu haklılık ise gerçek olan ile zihnin yazdığı hikayeleri karıştırmamıza neden olur.

Basit bir örnek verelim:

Fatura sırasında bekliyorsunuz, yeni geldiniz. Sizden önce  8 kişi daha var kuyrukta. Bir adam geldi pat diye kuyruğun 2. sırasına geçti. Ne düşünürsünüz? Öfkelenir, ona kardeşim ne yapıyorsun sen demek mi istersiniz yoksa adamın yanına gidip olayı güzelce anlatmak mı istersiniz? ne yapmak istersiniz?

Peki ya burada gerçekten olmuş olan nedir?

Şöyle söyleyelim sadece bir gerçek vardır adamın sıraya geçmesidir. Olmuş olan eylem budur. Bunu iyi veya kötü olarak algılayan sadece zihindir. Geçmişte yaşanılanlar ve gelecekteki arzular bir tepki verme ve yargılama cümlesi kurmanıza sebep olabilir. Sırada bulunan 8 kişinin de hepsi ayrı bir kurgu yaratır.

Siz çok öfkelendiniz içiniz içinizi yiyor adama kötü kötü bakış atıyorsunuz. Böyle de yapılmaz diyorsunuz. Belki de adamla kavga ettiniz. Peki ya adam sizden önce oradaysa, sıkışmış tuvalete gitmişse; zihin kurgunuz değişebilir mi? Ya da tam tersi adam sıra nedir bilmiyor ve önünüze geçti zihin kurgunuz değişir mi?  Peki ya adam aranan bir tecavüzcü, sürekli TV’de gördüğünüz hayranı olduğunuz ünlü bir yüz veya eski sevgilinize benzeyen herhangi biri olsa gerçeklik dediğiniz zihninizdeki kurgular değişir mi?

Zihniniz mi sizi kullanıyor?

İşte bizlerin gerçeklik dediği zihinsel baloncuklar ile var ettiğimiz dünya, eylem ardında yatan düşüncelerimizi gerçeklik olarak algılıyor. Olmuş olan ile zihinsel hikayeleri karıştırıyor. Olanı olduğu gibi kabul edebilmek için bilinmesi gereken öncelikli iş: OLANI OLDUĞU HALİYLE KABUL ETMEKTİR.

Zihninizi Kullanın ve Harekete Geçin

Evet, anlıyorum. Ne yani adam önümüze geçti tepki vermeyelim mi diyor olabilirsiniz. Burada ne tepki vereceğinizi, gelecekte/geçmişte ne yapacağınızı anlatmıyorum. Zaten geçmiş/ gelecekte hiçbir şey yapamazsınız. Harekete geçme hali sadece şimdide vuku bulur. Yani:

Sadece ve sadece şimdide, şu anda ne yaparsanız içinizi kemiren o duygulardan arınacağınızı tartışıyorum.

Şu iki unsur çok önemlidir:

EYLEM HAREKETİ ALKIŞLAR.

BİLGELİK YAPMAK VE OLMAK İLE BAŞLAR.

Bu eylemleri ve olma halini yaşarken sizi strese sokan, öfkelendiren, üzen, mutsuzluk yaratan…. duygularla mı deneyimliyorsunuz o anı. Yoksa yargısız bir zihin ile geçmiş ve gelecekte bulunma halinden sıyrılıp şimdi de bir karar verip bunu uyguluyor musunuz?

Harekete geçeceğiz ama hareket dinamiğinin ardında egonun zihinsel hikayeleri mi var? Yoksa şimdide var olmayı bilen bir zihin mi var. İşte bizlerin mutluluğunu ve mutsuzluğunu belirleyen ana süreç böyle işliyor.

Aslında çok basit bir soru vardır:

HAKLI MI OLMAK İSTİYORSUNUZ? / MUTLU MU?

Seçim sizin.

Ego haklılık ister. Egoyu kullanmayı bilen ve ŞİMDİ de her haliyle olan ise zaten MUTLULUĞU deneyimler.

DİNGİN SAVAŞÇI filminde geçen o değerli replik geliyor aklıma:

Çöpü boşalt. Çöp her şeyi görmeni engeller.

Güzel bir sohbetti. İlham verici seyirler. 🙂

Bağlantılar: Instagram | Website

Başka başka

Hiciv İllüstrasyonları ile Aşk ve Modern Dünya Gerçeklerini Karşılaştıran 20+ İllüstrasyon Sanatlı Bi Blog 29

Hiciv İllüstrasyonları ile Aşk ve Modern Dünya Gerçeklerini Karşılaştıran 20+ İllüstrasyon

Aşk ve modern dünyanın yasalarını anlatan ve karşılaştıran bu illüstrasyon serisinin sahibi Gaetano Motisi. Yaptığı vurucu …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.